Ne yazsam eksik kalacak Egemin türküleri üzerine

“Çökertme’den çıktım da Halilim, aman başım selamet” diye başlayan, her notasında ayrı1241849_e2a887959d6047bc30888c6c5a403c87 bir hüzün kokan Gülsüm ile Halil’in aşkını anlatan bu güzel Muğla türküsünü duymayanımız yoktur herhalde. Ya da, “İzmir’in kavakları, dökülür yaprakları” diye dillenen Çakırcalı Mehmed Efe’nin türküsünü.

Türküleri Ege’nin albümünü çıkarmıştı yıllar önce Tolga Çandar. Kendi toprağının, sesini nefesini yansıtmak istemişti tüm ülkeye. Hemen hemen Ege’nin her bölgesinden türküler dinlemiştik ondan. Bazen “al kanlara boyanmış Kerimoğlu”, bazen “Cepkeninin kolları, parıldayan pullarıyla Yörük Ali Efe”.  Bugün ben de oturdum “Neden ben de türkülerimi yazmayayım?” dedim kendi kendime. “Ne de olsa ben de bir Efe torunuyum.”

Önce Afyon’a uzandı bilgisayarımda çalan listedeki türküler. Ege’nin Neşet Ertaş’ı Özay Gönlüm sesleniyordu. “Karahisar kalesi yıkılır gelir, Zülüfler gerdana dökülür gelir.”

Özay Gönlüm demişken, ona ayrı bir parantez açmamız gerekiyor. Yıllarca TRT Radyosu, TRT Televizyonu onun Ege ağzı konuşmalarını derlediği “Ninemin Mektupları”nı herkes dinledi. “Ülozay-gonlume Üsen, ne bu noel dediğin gari” derdi yılbaşı geceleri, herkes güle güle girerdi yeni yıla o sene hep gülmek umuduyla. Toprağının sesini Karadeniz’e, Doğu Anadolu’ya kadar duyurdu. “Denizli’nin horozları bellidir” diye haykırırken elinde yareniyle, karşıdan bir karşılık alıyordu, “Ege’nin türküleri de bellidir”.

Bağlama ağırlıklı, davul ve zurna destekli Egemin türkülerinde hep bir aşk, hep bir kahraman, hep bir destan işlenir. “Uzun olur gemilerin direği, çatal olur Efelerin yüreği” güftesi de buna en güzel örnektir. Ya da “Cafer öldü, vatan millet sağolsun” derken Hasan Mutlucan, Yunan’a karşı kahramanlıkların en büyüğünü gösterip şehit düşen Cafer Efe’den bahsediyorsa… Kahramanlıklar, onlar için yakılan türküler, ağıtlar bitmez bu topraklarda. Akla gelen bazı kahramanları ve onlara yakılan ağıtlara değinecek olursak “Mezarımın taşı Bozdağ’a karşı” diye başlayan Çakırcalı Efe ağıdı, Bedia Akartürk’ün “Her yanları görünmüyor gümüşten” diye betimlediği Gökçen Hüseyin Efe, ismini Hazreti Ali koydukları, türküde de Hazreti Ali diye çağırdıkları Yörük Ali Efe…

Dinledikçe yeni kahramanlara, yeni destanlara şahit olacağınız nice türküleri var toprağımın. Türkülerime, kültürüme dair kitaplar yazılsa eksik kalacak bilirim. Onun için yazılanı okumak, çalınanı dinlemek yerine o topraklarda yaşamak gerek..

Ve çok şanslıyım ki o topraklarda doğdum, o topraklarda yaşıyorum ve inşallah o topraklarda öleceğim.

Efe Mert Ünal

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s